SAYIN ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ RÖPORTAJI (15 MART 2009)
ADNAN OKTAR: Tevrat’ta belirtilen yine Mesih de Mehdi’dir ve tam detaylı anlatılmıştır. Aynısıdır hadislerde Peygamber Efendimizin (sav) anlattığının aynısıdır. Aynı şey oluşacaktır. Bu kadar. Yani Beni İsrail’in dünya hakimiyeti demek Müslümanların dünyaya hakimiyeti kastedilmiştir. Beni İsrail, itten kopuktan, dinsiz imansızdan Beni İsrail olmaz. Yani Hz. İbrahim soyunun dünyaya hakimiyeti kastedilmiştir. Mehdi, Hz. İbrahim soyundandır, Hz. İsa da Hz. İbrahim soyundandır. Müslümanlar da manen Hz. İbrahim’in evlatlarıdır. Dolayısıyla O’nu sevenler, Hz. İbrahim’i sevenler, Allah’ı sevenler, İslam’ı sevenler dünyaya hakim olacaklar. Yani bu Kuran’ın dünyaya hakimiyeti demektir. Beni İsrail’in dünya hakimiyetinden kasıt budur, Tevrat’ta ifade edilen mana budur. Bu da oluşacaktır. Bu zaten Kuran’da belirtilen bir husustur. Yoksa İsrail’deki ateist Siyonistler, it kopuk komünistler kastedilmiyor Tevrat’ta. Onlar fahişe olarak belirtilir Tevrat’ta ve aşağılanır ve Allah sizin belanızı verecek diyor Allah Kuran’da. Sizi mahvedeceğim diyor Allah ve inananlar hakim olacak diyor. Beni İsrail inananlardır, yani inananların diğer ismidir Beni İsrail.
Sayın Adnan Oktar'ın tüm röportajlarını ve belgesellerini HARUN YAHYA.TV adresinden izleyebilirsiniz.
20.03.2010
Müslümanların Tevrat ve İncil'e Bakış Açısıyla İlgili Önemli Açıklama
Allah Kuran'da Müslümanların, Hz. Muhammed (sav)'e ve ondan önce gönderilmiş olan tüm peygamberlere ve bu peygamberlere indirilenlere iman ettiklerini bildirmektedir. Bakara Suresi'nin 4. ayetinde Rabbimiz Müslümanlar için "Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler..." buyurmaktadır.
Kuran'da bildirildiği gibi İncil, Tevrat, Zebur ve Hz. İbrahim'in sayfaları geçmişte yaşamış olan peygamberlere indirilmiş olan kitaplardır. Bu kitapların bir kısmı yok olmuş, bir kısmı da tahrif olmuş veya değiştirilmiştir. Fakat buna rağmen içlerinde, hak dine ait birçok gerçek ve doğru izah yer almaktadır. Müslümanlar, Kuran'a ve sünnete göre değerlendirip, ayetlere ve hadislere uygun olan izahların doğru olduğuna hüsn-ü zan ederler. Dolayısıyla, Kuran'a uygun, sünnete mutabık Tevrat ve İncil izahları Müslümanların istifade edebilecekleri izahlardır. Ancak temel şart, bu izahların Kuran ayetlerine ve hadislere uygun olmasıdır.
Allah bu kitapların, gönderildikleri toplumlarda insanlar için yol gösterici olduklarını bildirmiştir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
O, sana Kitabı hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler... (Ali İmran Suresi, 3-4)
Bir diğer ayette Tevrat için şu şekilde bildirilmektedir:
Gerçek şu ki, Biz Tevrat'ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.)... (Maide Suresi, 44)
Okumakta olduğunuz bu kitapta da, Tevrat ve İncil'de yer alan ahir zaman alametleri incelenirken söz konusu bozulmuş, dejenere edilmiş kısımlar ele alınmamış, sadece Kuran'a ve Peygamberimiz (sav)'in hadislerine uygun izahlar kullanılmıştır.
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
İçinde Yaşadığımız Ahir Zaman ve Mehdi (as) Müjdesi
Ahir zaman, dünyanın son dönemlerini ifade eden bir tanımdır. İslam inancına göre, kıyametten önceki bu son dönemde insanlık önce büyük bir bozulma ve dejenerasyon ile karşı karşıya kalacaktır. Haksızlığın, zulmün, açlığın ve yoksulluğun, ahlaki çöküntünün, savaşların ve çatışmaların, kargaşa ve anarşinin arttığı bu karanlık dönem, insanların din ahlakına yönelmeleriyle son bulacaktır. Yokluğun yerini bolluk, haksızlığın ve zulmün yerini adalet ve anlayış, anarşi ve kargaşanın yerini huzur ve güven alacak; dünya tarihte hiç olmadığı kadar güzellik ve bereket içinde olacaktır. Allah, dünyanın aydınlığa ve berekete kavuşması için Hz. İsa'nın yeniden dünyaya gelişini ve "Mehdi" (hidayete ermiş, hidayet bulmuş) sıfatını taşıyan kutlu bir şahsı vesile kılacaktır. Tüm bunlar, bize Peygamber Efendimiz (sav) tarafından müjdelenen, Kuran'da da işaret edilen çok değerli müjdelerdir.
Ahir zamanın alametlerinin neler olduğunu, bu dönemde gelecek olan Hz. Mehdi'nin özelliklerini, Hz. Mehdi geldikten sonra yeryüzünde ne gibi değişimlerin olacağını ve Hz. İsa'nın yeryüzüne gelişini daha önce yayınlamış olduğumuz kitaplarımızda detaylı olarak incelemiştik. (Detaylı bilgi için bkz. Hz. Mehdi'nin Çıkış Alametleri ve Özellikleri, Mehdi ve Altınçağ, Peygamberimiz (sav)'in Dilinden Hz. Mehdi, Kıyamet Alametleri, Altınçağ, Ahir Zaman ve Dabbet'ül Arz, Hz. İsa'nın Geliş Alametleri, Ahir Zamanı Bediüzzaman ile Anlamak, Harun Yahya) Bu kitabımızda ise, Tevrat, İncil ve Kuran-ı Kerim'de yer alan Hz. Mehdi'nin çıkış dönemi olan ahir zaman alametlerine yer vereceğiz. Ayrıca Musevilerin "Olam Ha-ba" (Beklenen Dünya), İsevilerin "Milenyum" (Binyıl) olarak ifade ettikleri, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in ise "Altınçağ" olarak adlandırdığı, din ahlakının hakimiyet döneminin özelliklerini inceleyeceğiz.
Musevi kaynaklarda tarif edilen, gerek ahir zamanda Hz. Mehdi'nin çıkacağı dönemin alametleri, gerekse Hz. Mehdi'nin hakimiyetindeki Altınçağ dönemi, İslami kaynaklarda yer alan tasvirlerle büyük bir benzerlik taşımaktadır. Her iki dinde de, insanların din ahlakından uzaklaşacakları; bu nedenle pek çok zorluk ile karşılacakları; sıkıntılı bir dönemin ardından, güzel ve aydınlık bir dönemin başlayacağı ifade edilmektedir. Aynı şekilde, İncil'de anlatılan ahir zaman alametleri ve din ahlakının hakim olacağı dönemle ilgili açıklamalardan önemli bir kısmı, İslami kaynaklarla uyum içindedir.
Bu kitapta Kuran ayetleri, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadis-i şerifleri ve İslam alimlerinin açıklamalarına ek olarak, Tevrat ve İncil'den bölümlere yer vererek, Hz. Mehdi'nin çıkışından önceki dönemin alametlerinin, günümüzün şartlarını ne kadar yansıttığına birlikte şahit olacağız.
Ayrıca kitapta, Tevrat'ta bahsi geçen ve hakimiyet vadedilen Ben-i İsrail (İsrailoğulları) kavminin, aslında Mehdi cemaati olduğu açıklanmakta; Mehdi cemaatini asıl belirleyecek olanın hangi soydan gelindiği değil, samimi iman olduğu vurgulanmaktadır. Mehdi (as) ve cemaati, Allah için yaptıkları faaliyetlerdeki başarıları ile tanınacaktır. Allah dinini hakim kılmak için kaderde kimi vesile kılarsa, bu sıfata vakıf olacak olanlar da onlar olacaktır.
Gerçek din ahlakının tüm dünyaya hakim olması ve bu sayede insanların her türlü maddi manevi sıkıntıdan kurtulmaları, tüm iman edenlerin temennisidir. Mehdi (as)'ın çıkışı öncesindeki alametlerde görüleceği gibi, yaşanılan pek çok olay, asırlardır beklenen bu mübarek dönemin yaşanmaya başladığını göstermektedir. Tüm müminler gibi bizim de duamız, Allah'ın bizlere din ahlakının yeryüzüne yayılması için yürütülecek fikri mücadeleye katkıda bulunma imkanı vermesi ve bizleri de bu kutlu döneme şahit kılmasıdır.
Ahir zamanın alametlerinin neler olduğunu, bu dönemde gelecek olan Hz. Mehdi'nin özelliklerini, Hz. Mehdi geldikten sonra yeryüzünde ne gibi değişimlerin olacağını ve Hz. İsa'nın yeryüzüne gelişini daha önce yayınlamış olduğumuz kitaplarımızda detaylı olarak incelemiştik. (Detaylı bilgi için bkz. Hz. Mehdi'nin Çıkış Alametleri ve Özellikleri, Mehdi ve Altınçağ, Peygamberimiz (sav)'in Dilinden Hz. Mehdi, Kıyamet Alametleri, Altınçağ, Ahir Zaman ve Dabbet'ül Arz, Hz. İsa'nın Geliş Alametleri, Ahir Zamanı Bediüzzaman ile Anlamak, Harun Yahya) Bu kitabımızda ise, Tevrat, İncil ve Kuran-ı Kerim'de yer alan Hz. Mehdi'nin çıkış dönemi olan ahir zaman alametlerine yer vereceğiz. Ayrıca Musevilerin "Olam Ha-ba" (Beklenen Dünya), İsevilerin "Milenyum" (Binyıl) olarak ifade ettikleri, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in ise "Altınçağ" olarak adlandırdığı, din ahlakının hakimiyet döneminin özelliklerini inceleyeceğiz.
Musevi kaynaklarda tarif edilen, gerek ahir zamanda Hz. Mehdi'nin çıkacağı dönemin alametleri, gerekse Hz. Mehdi'nin hakimiyetindeki Altınçağ dönemi, İslami kaynaklarda yer alan tasvirlerle büyük bir benzerlik taşımaktadır. Her iki dinde de, insanların din ahlakından uzaklaşacakları; bu nedenle pek çok zorluk ile karşılacakları; sıkıntılı bir dönemin ardından, güzel ve aydınlık bir dönemin başlayacağı ifade edilmektedir. Aynı şekilde, İncil'de anlatılan ahir zaman alametleri ve din ahlakının hakim olacağı dönemle ilgili açıklamalardan önemli bir kısmı, İslami kaynaklarla uyum içindedir.
Bu kitapta Kuran ayetleri, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadis-i şerifleri ve İslam alimlerinin açıklamalarına ek olarak, Tevrat ve İncil'den bölümlere yer vererek, Hz. Mehdi'nin çıkışından önceki dönemin alametlerinin, günümüzün şartlarını ne kadar yansıttığına birlikte şahit olacağız.
Ayrıca kitapta, Tevrat'ta bahsi geçen ve hakimiyet vadedilen Ben-i İsrail (İsrailoğulları) kavminin, aslında Mehdi cemaati olduğu açıklanmakta; Mehdi cemaatini asıl belirleyecek olanın hangi soydan gelindiği değil, samimi iman olduğu vurgulanmaktadır. Mehdi (as) ve cemaati, Allah için yaptıkları faaliyetlerdeki başarıları ile tanınacaktır. Allah dinini hakim kılmak için kaderde kimi vesile kılarsa, bu sıfata vakıf olacak olanlar da onlar olacaktır.
Gerçek din ahlakının tüm dünyaya hakim olması ve bu sayede insanların her türlü maddi manevi sıkıntıdan kurtulmaları, tüm iman edenlerin temennisidir. Mehdi (as)'ın çıkışı öncesindeki alametlerde görüleceği gibi, yaşanılan pek çok olay, asırlardır beklenen bu mübarek dönemin yaşanmaya başladığını göstermektedir. Tüm müminler gibi bizim de duamız, Allah'ın bizlere din ahlakının yeryüzüne yayılması için yürütülecek fikri mücadeleye katkıda bulunma imkanı vermesi ve bizleri de bu kutlu döneme şahit kılmasıdır.
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Mehdi (as)'ın Çıkışı Tüm Kutsal Kitaplarda Müjdelenmektedir
Dünyanın sonundan evvelki dönem yani "ahir zaman", Allah'ın tüm kutsal kitaplarında bildirdiği bir dizi alametler içermektedir. Fitne ve kargaşanın en şiddetli şekilde yaşandığı, din ahlakından alabildiğine uzaklaşıldığı ve dejenere hayatın en ileri seviyelere ulaştığı bu özel dönemde, Rabbimiz "hidayet verici" sıfatıyla Hz. Mehdi'yi gönderecektir. Allah'ın bu önemli vazife için gönderdiği Hz. Mehdi, imanındaki samimiyet, güçlü Allah sevgisi ve korkusu ile tüm dünyanın hidayetine vesile olacaktır. Allah'ın dilemesiyle Hz. Mehdi, kaderinde yazılı olan bu üstün görevde mutlaka başarılı olacak ve din ahlakını tüm dünyada hakim kılacaktır.
Naim buyurdu ki: Ben Hz. Mehdi (a.s.)'yi PEYGAMBERLERİN SUHUFUNDA (sahifelerde; Adem, Şit, İdris ve İbrahim peygamberlere indirilen sahife şeklindeki kitaplarda) şöyle bulurum: "Hz. Mehdi (a.s.)'nin amelinde ne zulüm ne de ayıp yoktur." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)
PEYGAMBERLERE DAİR OLAN KİTAPLARDA, "Hz. Mehdi (a.s.)'nin işi zulüm ve kötülük değildir" şeklinde işaret edilmiştir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)
İbni Münavi diyor ki: "DANYAL (A.S.)'İN KİTABINDA ŞÖYLE YAZILIDIR." ... HZ. MEHDİ (A.S.) ÇIKACAK ve Allah-u Teala daha önce fesada uğrayanları ve iman ehlini onunla kurtaracaktır. Sünnetler onunla ihya edilecek... (Bu hadis Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman isimli kitabın Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcuttur.)
Bu hadislerden anlaşılıyor ki; Mehdi konusu, bütün hak dinlerin kitaplarında yer almıştır. Tevrat ve İncil'de de, Hz. Mehdi'nin geleceği, vasıflarının ne olacağı, faaliyetleri vesilesiyle gerçekleşecek din ahlakının hakimiyet dönemi, binlerce yıl öncesinden bildirilmiştir. Her ne kadar günümüzde tahrif olmuş halleri bulunsa da, Tevrat ve İncil'in bozulmadan kaldığına hüsn-ü zan ettiğimiz, Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ile mutabık bölümlerinde, bu izahlar görülmektedir.
Allah'ın vahyi kitaplarda, binlerce yıl öncesinden Hz. Mehdi'nin çıkışı ile ilgili tariflerin olması, bu olayın çok önemli olduğunun bir başka delilidir. Ahir zamanda, kıyamete yakın bu dönemde, Allah'ın son uyarıcı ve müjde verici olarak gönderdiği elçisi Hz. Mehdi'nin vasıflarını ve faaliyetlerini bilmek son derece önemlidir. Ayrıca bu hayati konudan herkesi haberdar etmek ve bu mübarek şahsın manen destekçisi olmak, tüm iman edenlerin üzerine düşen önemli bir sorumluluktur.
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Hz. İbrahim'in Hanif Dinine Uymak
Müslümanlar ve Kitap Ehli -Museviler ve Hıristiyanlar- farklı şeriatlara sahiptir. Ancak gerek Musevi ve Hıristiyanlardan gerekse Müslümanlardan samimi olarak iman edenler, aynı temel değerlere göre yaşarlar: Allah'a kesin bir bilgiyle iman etmek; Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmamak; Allah'ın rızası, rahmeti ve cenneti için yaşamak. Tüm toplumlar Allah'ın kendilerine emrettiklerini eksiksiz olarak yerine getirmekle ve Allah rızası için Rabbimiz'e gönülden teslim olup hayır işlerinde yarışmakla sorumludurlar. Allah'ın varlığına ve birliğine inanan, kesin bilgiyle ahirete iman eden ve salih amellerde bulunan her üç İlahi dinin mensupları da, aslında Rabbimiz'in Hz. İbrahim'e indirmiş olduğu hak dine uymaktadırlar.
Hz. İbrahim, Allah'ın kendisini dost edindiği mübarek ve seçkin peygamberlerden biridir. Gönderildiği toplumu, Allah'a şirkten vazgeçerek, Bir ve Tek olan Rabbimiz'e iman etmeye davet etmiş; samimiyet ve güzel ahlakı ile tüm iman edenlere örnek olan, salih bir kuldur. Kuran'da Allah iman edenlere, Hz. İbrahim gibi gönülden teslim olup sadece Kendisi'ne iman etmelerini bildirmiştir:
İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel dinli kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir. (Nisa Suresi, 125)
Sonra sana vahyettik: "Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dinine uy. O, müşriklerden değildi." (Nahl Suresi, 123)
Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, Biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de o salihlerdendir. Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O:) "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti. Bunu İbrahim, oğullarına vasiyet etti, Yakup da: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak Müslüman olarak can verin" (diye benzer bir vasiyette bulundu.) Yoksa siz, Yakub'un ölüm anında, orada şahidler miydiniz? O, oğullarına: "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediğinde, onlar: "Senin İlahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın İlah'ı olan tek bir İlah'a ibadet edeceğiz; bizler O'na teslim olduk" demişlerdi. (Bakara Suresi, 130-133)
Doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir. (Al-i İmran Suresi, 68)
Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız. (Bakara Suresi, 136)
O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri etti (bir şeriat kıldı)... (Şura Suresi, 13)
Dediler ki: "Yahudi veya Hıristiyan olun ki hidayete eresiniz." De ki: "Hayır, (doğru yol) Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dini(dir); O müşriklerden değildi." (Bakara Suresi, 135)
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Ahir Zamanda Yeryüzüne Din Ahlakı Hakim Olacaktır
Allah, Kuran'da hak din olan İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılacağını, inanan kullarına güç ve iktidar vereceğini vadetmiştir. Allah'ın izniyle gerçekleşecek olan bu vaad, Kuran'da şöyle bildirilmektedir:
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir... (Nur Suresi, 55)
Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (Hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (Saf Suresi, 8-9)
Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.(Tevbe Suresi, 32-33)
Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam'dır... (Al-i İmran Suresi, 19)
Pek çok hadiste, Hz. Mehdi'nin adının Peygamberimiz (sav)'in adına "muvafık" yani "uygun" olacağı da bildirilmektedir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:
Ey insanlar, muhakkak Allahu Teala size zalimleri, münafıkları ve onlara uyanları menetmiş ve size ümmeti Muhammed'in en hayırlısı olan ve Mekke'de bulunan, ismi Ahmed, babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi'yi reis kılmıştır. Ona katılınız. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)
Gökten şöyle bir ses duyulacak: "Ey insanlar artık Allah cebbarları, münafık ve yardımcılarını sizden uzaklaştırdı. Ümmet-i Muhammed'in en hayırlısını başınıza getirdi. Mekke'de ona katılın, O Mehdi'dir. İsmi de Ahmed B. Abdullah'dır. Diğer bir rivayet: "Size Muhammed Ümmetinin en hayırlısı olan Cabir'i tayin etti. Mekke'de ona yetişin O Mehdi'dir. İsmi Muhammed B. Abdullah'tır!" (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul El-Hüseyin El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, 8. baskı, s. 165)
Peygamberimiz (sav)'in ismi olan "Muhammed" ve hadislerde Mehdi'ye işaret eden "Ahmed" isimleri, Arapça'da aynı fiilden gelmektedir: "Ahmed" daha fazla övülmeye layık, çok, en çok methedilmiş olan anlamına gelirken; "Muhammed" pek çok tekrar tekrar övülmüş, methedilmiş mealinde bir isimdir. Dolayısıyla anlam olarak -hadislerde belirtildiği gibi- birbirlerine "muvafık" yani "uygun"dur. Konuyla ilgili işari manada bir ayette ise şöyle bildirilmektedir:
... benden sonra ismi Ahmed olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti... (Saff Suresi, 6)
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Musevilerin "Mesih", Müslümanların "Mehdi" Sıfatıyla Bekledikleri, Aynı Mübarek Şahıstır
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Mehdi (as)'ın Hz. İbrahim'in Soyundan Olması
Kuran'da Allah, Hz. İbrahim'i ve onun soyundan gelenleri seçtiğini ve onları mübarek kıldığını bildirmektedir. (Bakara Suresi, 130; Al-i İmran Suresi, 33) Bu bilgi, Musevilerin kutsal kitabı Tevrat'ta da yer almaktadır. (Yaratılış, 22:17; 12:2)
Hz. İbrahim'in soyu, iki oğlu olan Hz. İsmail ve Hz. İshak ile devam etmiştir. Hz. İshak'ın soyundan olan İsrailoğulları'na, tarih boyunca pek çok peygamber gelmiştir: Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Yunus, Hz. Eyüp, Hz. İlyas, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. İsa. Hz. İsmail'in soyundan ise İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav), onun ailesinden gelen imamlar ve en son olarak da İmam Muhammed el-Mehdi gelmektedir.
Dolayısıyla Tevrat'ta geçen Ben-i İsrail, Ben-i İshak, Ben-i İsmail, hepsi Ben-i İbrahim'in neslidir. Hepsi Allah'ın mübarek kıldığı nesil olan Hz. İbrahim'in soyudur. İbrahimi dinlerde "hidayet veren" sıfatıyla ahir zamanda gelecek ve din ahlakının dünyaya hakimiyetine vesile olacak olan mübarek şahıs da, Hz. İbrahim'in neslindendir. Dolayısıyla Mehdi (as) Hz. İbrahim'in neslindendir.
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Allah Hz. İbrahim'in Soyuna Hakimiyet Vadetmektedir
Allah, hakimiyetini gerçekleştirmek için Hz. İbrahim soyunun iki kolundan gelen son temsilcileri korumuştur. Ahir zamanda emrinin gerçekleşmesi için İmam el-Mehdi ve İsa Peygamberi biraraya getirecektir. Kuran'da ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde bildirilen bu hakimiyet dönemi, Tevrat'ta Hz. İbrahim'in soyundan gelen bir topluluğa vadedilmekte ve şöyle bildirilmektedir:
Seni ziyadesiyle mübarek kılacağım; senin zürriyetini, göklerin yıldızları gibi, deniz kenarında olan kum gibi ziyadesiyle çoğaltacağım; senin zürriyetin düşmanlarının kapısına hakim olacaktır; ve zürriyetin aracılığıyla yeryüzündeki bütün milletler mübarek kılınacaklar; çünkü sözümü dinledin. (Yaratılış, 22:17-18)
Ve Rab Abram'a (İbrahim'e) dedi ki:... seni büyük millet edeceğim ve seni mübarek kılacağım ve senin adını büyük edeceğim; ve bereket ol ve seni mübarek kılanları mübarek kılacağım ve sana lanet edene lanet edeceğim; ve yeryüzünün bütün kabileleri sende mübarek olacaktır. (Yaratılış, 12:1-3)
Soyunu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Bu ülkelerin tümünü onlara vereceğim. Yeryüzündeki bütün uluslar senin soyun aracılığıyla kutsanacak. (Yaratılış, 26:4)
Yeryüzünün tozu kadar sayısız bir soya sahip olacaksın. Doğuya, batıya, kuzeye, güneye doğru yayılacaksınız. Yeryüzündeki bütün halklar sen ve soyun aracılığıyla kutsanacak. (Yaratılış, 28:14)
Tevrat'ta dünyanın son döneminde, Allah'a gönülden iman edenlerin yeryüzünde güç sahibi olacaklarını, din ahlakının yeryüzüne hakim olacağını anlatan bölümlerden bir kısmı şu şekildedir:
Allah buyurdu:... andolsun ki tüm yeryüzü Allah'ın celali ile dolacaktır. (Sayılar, 14:21)
Alçak gönüllülere gelince yeryüzünün varisi olacaklar... Kötülerin bilekleri kırılacak ve Allah doğruların dayanağıdır. Allah salihlerin günlerini biliyor ve onların mirası ebedi olacaktır. (Mezmurlar, 37:11, 17-18)
Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp Rab'be dönecek, ulusların bütün soyları O'nun önünde yere kapanacak. Çünkü egemenlik Rab'bindir... (Mezmurlar, 22:27-28)
Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama Rab'be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak. Yakında kötünün sonu gelecek, yerini arasan da bulunmayacak. Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak... (Mezmurlar, 37:9-11)
Çünkü kötülerin gücü kırılacak, ama doğrulara Rab destek olacak... kötüler yıkıma uğrayacak; Rab'bin düşmanları kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek, duman gibi dağılıp yok olacak. (Mezmurlar, 37:17-20)
Rab'be umut bağla, O'nun yolunu tut... Ama başkaldıranların hepsi yok olacak... Doğruların kurtuluşu Rab'den gelir...
Rab onlara yardım eder, kurtarır onları, kötülerin elinden alıp özgür kılar, çünkü kendisine sığınırlar. (Mezmurlar, 37:34, 39-40)
Bu pasajlardan da açıkça anlaşılacağı üzere, Tevrat'ta haber verilen hakimiyet belirli bir grubun veya ırkın diğer toplumlar üzerinde güç ve iktidar sahibi olması değil, Allah'ın tüm insanlara emrettiği, gerçek din ahlakının yeryüzüne hakim olmasıdır. Bununla birlikte Tevrat'ta Yahudilerin sözde ırksal üstünlüğüne ve hakimiyetine işaret eden ifadeler de yer almaktadır. Söz konusu ifadeler, Tevrat'ın indirildiği dönemde yaşayan samimi müminlere haber verilen müjdelerin yanlış yorumlanmasından ve bu yanlış yorumların Hz. Musa'nın ardından Tevrat'a dahil edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bir kısım Yahudilerin, tüm bu pasajları din ahlakına uygun olmayacak şekilde, kendi ırklarının veya toplumlarının dünyaya hakim olması şeklinde yorumlamaları da gerçeği yansıtmamaktadır.
Nitekim İslamiyet'te var olan "din ahlakının hakimiyeti" kavramı da, yeryüzünde din ahlakının yaşanmamasından kaynaklanan kötülük ve zorlukların, din ahlakının yaşanmaya başlaması ile ortadan kalkması ve güzel ahlakın yaygınlaşmasıdır. Müslümanların temennisi, Yüce Rabbimiz'in emrettiği ahlakın yani yardımlaşmanın, adaletin, dürüstlüğün, sadakatin, tevazunun, affediciliğin, merhametin, insanlar arasındaki ilişkilerde esas olması; herkesin Allah'ın rızasını kazanmak için en güzel ahlakı göstermekte yarıştığı bir ortamın tesis edilmesidir. Böyle bir ortamın sağlanması, hiç şüphesiz bu erdemlerin eksikliğinden kaynaklanan her türlü sorunu ortadan kaldıracaktır. Bu anlayışa sahip olan Müslümanların amacı güç ve iktidar sahibi olmak değil; Allah kendilerine böyle bir nimet lütfederse, bu nimeti din ahlakını daha çok yaymak için en iyi şekilde kullanmaktır. Müminlerin bu güzel özelliği bir Kuran ayetinde şu şekilde haber verilmiştir:
Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, marufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41)
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Tevrat'ta Hakimiyet Vadedilen Topluluğun Özellikleri
Allah Musevileri, hak dine sadık kaldıklarında, peygamberlere itaat ettikleri ve yalnızca Allah'a gönülden iman ettikleri takdirde üstün kılacağını haber vermiştir. Allah'ın hakimiyet vadettiği kullarının vasıfları Tevrat'ta şöyle bildirmektedir:
Uymanız için size bildirdiğim bu buyrukları eksiksiz yerine getirir, Allah'ınız Rab'bi sever, yollarında yürür, O'na bağlı kalırsanız, önünüzden kovacak. Sizden daha büyük, daha güçlü ulusların topraklarını mülk edineceksiniz.Ayak basacağınız her yer sizin olacak... (Yasanın Tekrarı, 11:22-24)
Allah İsrailoğulları'na hakimiyet için Kendisi'ne bağlılığı, Allah'ın emirlerini eksiksiz yerine getirmeyi ve Allah sevgisini koşul olarak bildirmiştir. Tevrat'taki bu pasajın devamında ise, Yahudilere iki yol sunulduğu; imanı seçerlerse nimet, imandan yüz çevirirlerse bela ile karşılaşacakları şöyle bildirilir:
Ve bakın, bugün önünüze kutsamayı ve laneti koyuyorum: Bugün size bildirdiğim Allah'ınız Rab'bin buyruklarına uyarsanız kutsanacaksınız. Ama Allah'ınız Rab'bin buyruklarını dinlemez, bilmediğiniz başka ilahların ardınca giderek bugün size buyurduğum yoldan saparsanız, lanete uğrayacaksınız. (Yasanın Tekrarı, 11:26-28)
Hakimiyet vadedilen topluluğun özellikleri, diğer Tevrat pasajlarında şöyle bildirilmektedir:
.. Allah'ın Rab, Allah O'dur, Kendisi'ni sevenler ve emirlerini tutanlar için bin nesle kadar ahdi ve inayeti koruyan,... sadık Allah'tır... (Yasaların Tekrarı, 7: 9-10)
Allah'ınız Rab'bi sevin, sözüne uyup O'na bağlanın... söz verdiği ülkede uzun yaşamanızı sağlayacaktır. (Yasaların Tekrarı, 30:20)
Allah'ınız Rab el attığınız her işte sizi başarılı kılacak; çok sayıda çocuğunuz olacak, hayvanlarınızın yavruları, toprağınızın ürünü bol olacak. Rab atalarınızdan nasıl hoşnut kaldıysa, sizden de öyle hoşnut kalacak ve sizi başarılı kılacak.Yeter ki, Allah'ınız Rab'bin sözünü dinleyin, bu Yasa Kitabı'nda yazılı buyruklarına, kurallarına uyun ve bütün yüreğinizle, bütün canınızla O'na dönün. (Yasaların Tekrarı, 30:9-10)
Tevrat'tan bir başka bölümde ise, hakimiyetin Allah'tan korkanlara vadedildiği bildirilmektedir:
Rab'den korkan o adam kimdir?... Canı iyilikte oturacak; onun soyu yeryüzünün varisi olacaktır. Rab'bin sırrı ondan korkanlara olacaktır... (Mezmurlar, 25:12-14)
Yine Tevrat'ta Allah'a tevekkül eden (dayanıp güvenen), alçakgönüllü olan, Allah'a imandan zevk duyan kişilerin, hakimiyete ve Allah'ın nimetlerine varis oldukları bildirilmektedir:
Sen Rab'be güven ve iyilik yap... Rab'den zevk al, O senin içindeki istekleri yerinegetirecektir. Her şeyi Rab'be bırak, O'na güven.Rab'be umut bağlayanlar yeryüzünün varisi olacaklardır... alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, derin bir huzurun zevkini tadacak. (Mezmurlar, 37:3-11)
Eğer Allah'ın Rab'bin emirlerini tutarsan ve O'nun yollarında yürürsen,... size söz verdiği ülkede bolluk içinde yaşamanızı sağlayacak: Rahminizin meyvesi kutsanacak; hayvanlarınızın yavruları, toprağınızın ürünü verimli olacak. Rab ülkenize yağmuru zamanında yağdırmak ve bütün emeğinizi verimli kılmak için, göklerdeki zengin hazinesini açacak. Birçok ulusa ödünç vereceksiniz; siz ödünç almayacaksınız. Ve eğer bugün sana emretmekte olduğum Allah'ın Rab'bin emirlerini tutmak ve yapmak için onları dinlersen ve başka ilahlara kulluk etmek için, onların ardınca yürümek üzere, bugün sana emretmekte olduğum bütün sözlerden sağa ve sola sapmazsan, Rab seni kuyruk değil baş yapacak ve ancak üstün olacak, alt olmayacaksın. (Yasanın Tekrarı, 28:9-14)
Tevrat'ta hakimiyet vadedilen topluluğun özellikleri toplu olarak değerlendirildiğinde, Allah'ın hakimiyet nasip edeceği kimseler şu vasıflara sahip olacaklardır:
- Allah yolunda yaşamak
- Herşeyiyle sadece Allah'a yönelmek
- Allah'ın emirlerini eksiksiz yerine getirmek
- Allah'ı sevmek
- Allah'tan korkmak
- Allah'a şirk koşmamak
- Allah'a bağlı ve sadık olmak
- Allah'a dayanıp güvenmek
- Allah'a imandan zevk almak
- İyilik yapmak
- Alçakgönüllü olmak
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Tevrat'ta Ben-i İsrail Diye Hitap Edilen Kavim Mehdi Cemaatidir
Ahir zamanda gelecek Mehdi (as)'ın ve cemaatinin özellikleri, vesile olacakları müjdeli dönem, İbrahimi dinlerin kendi kutsal kaynaklarında çok detaylı tarif edilmektedir. Hikmetli bir şekilde aktarılan tüm bu tarifler, her üç dinde de birbiriyle şaşırtıcı bir uyum içindedir. Bundan asırlar önce tasvir edilen bir ortamın, günümüz şartlarını yüzlerce delille tam olarak yansıtması, Mehdi (as)'ın çıkışının çok yakın olduğunu bizlere göstermektedir.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerine göre, Hz. Mehdi ve cemaati, tüm dünya insanlarının geleceği için çok önemli ve çok faydalı faaliyetler yaptıkları halde, ilk dönemlerde bilinmeyecekler ve çok az sayıdaki mümin topluluğu dışında onlara destek olan olmayacaktır. Ancak iman gözü ile bakanlar, Hz. Mehdi'yi ve cemaatini, zannı galipleriyle (üstün gelen kanaatleriyle) bileceklerdir. Her şekilde bu mübarek kişinin Mehdiyet makamına haiz olduğu, Allah'ın dinini yaymaktaki başarısı ile netleşecektir. Bir ayette, Kitap Ehli'nin Peygamber Efendimiz (sav)'i "çocuklarını tanır gibi" tanıyacakları bildirilmektedir:
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)
Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi'nin tanınacağına da işaret etmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.) Hz. Mehdi de ortaya çıktığında, Peygamberimiz (sav)'in tasvirleri ışığında, insanlar onu çocuklarını tanır gibi tanıyacaklardır. Ancak buna rağmen bazı insanlar, bu mübarek şahsı tanımazlıktan gelecek ve kendisini inkar edeceklerdir.
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Allah'ın Hakimiyet Vaadinde Saf Irk Değil, Saf İman Ölçüdür
Bir kısım Yahudiler, Tevrat'ta hakimiyetle ilgili bahsi geçen topluluğun, Yahudi ırkı olduğunu öne sürmektedirler. Ancak ahir zamanda gerçekleşecek olan hak din ahlakının hakimiyeti, soy üstünlüğüyle değil; iman ve ahlak üstünlüğü ile olacaktır.
Günümüzde Yahudilerin büyük kısmının böyle bir iman bütünlüğüne sahip olmadığı, din ahlakını yeryüzüne hakim kılacak ahlak üstünlüğünü göstermedikleri görülmektedir. (İçlerinden Allah'a samimi iman edenleri tenzih ederiz.) Bu durum, bizzat dindar Yahudiler tarafından da kabul edilmekte, hatta eleştirilmekte ve kınanmaktadır. Açıktır ki, Tevrat'ta bahsi geçen ve hakimiyet vadedilen topluluğun vasıflarına kim sahipse, Allah, din ahlakının hakimiyetine onları vesile edecektir. Diğer bir deyişle din ahlakını hakim edecek olanlar; samimi olarak iman eden, Allah'a saygı dolu bir korkuyla bağlı, Allah'ın bildirdiği ahlakı koruyan, gönülden teslim olmuş, şefkati, merhameti ve sevgiyi yaşayan müminlerdir. Hakimiyet, bir topluma veya ırka değil, samimi müminlere vadedilmiş bir müjdedir.
Bir kişinin sadece Yahudi kavminden olduğu için kendisine hakimiyet vadedildiğini düşünmesi ise, çok büyük bir yanılgı olacaktır. Önemli olan bir kimsenin Yahudi olup olmaması değil; Allah'a, din ahlakına ve peygamberlere olan bağlılığı, sadakati, itaati ve teslimiyetidir. Bir kişi, Allah'ın varlığını kabul etmiyorsa ya da Allah'ın kudretini gereği gibi takdir edemiyorsa; dine inanmıyor veya din ahlakını tam anlamıyla yaşamıyorsa; peygamberlere inanıp onların mübarek sünnetlerini devam ettirmiyorsa; bu kişinin hangi ırka veya soya mensup olduğunun bir anlamı yoktur. Allah'a inanmayan, O'na gönülden teslim olmayan bir kimsenin, Hz. İbrahim'in, Hz. Yakup'un, Hz. Musa'nın soyundan olması bir anlam taşımaz; çünkü bu kişi soyundan geldiği mübarek peygamberleri reddetmiş bir kişidir. Bir kimsenin iman sahibi olmadan, sadece Peygamberler neslinden gelmesi, o kişiyi mübarek bir insan kılmaz. Hz. İbrahim'i, Hz. İshak'ı, Hz. Yakup'u, Hz. Musa'yı kabul etmeyen, Allah'ı sevmeyen, Allah'tan korkmayan bir kişinin hangi soydan geldiğinin Allah Katında bir önemi yoktur. Allah Kuran'da, insanı değerli kılan tek ölçünün, takva olduğunu bildirmiştir:
... Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır. (Hucurat Suresi, 13)
... Şu halde sabret. Şüphesiz (güzel olan) sonuç takva sahiplerinindir. (Hud Suresi, 49)
Sonuç olarak, Allah'ın hakimiyet vadetmesindeki asıl ölçü samimi imandır. Tevrat'taki hakimiyet izahlarıyla kastedilen, sadece belli bir kavimden olmak değildir. Müslüman olan -yani Allah'a teslim olmuş- ve Allah'a şirk koşmadan, samimi inanan kim ise, Tevrat'ta bahsedilen Ben-i İsrail kavmi de odur. Diğer bir deyişle "Ben-i İsrail", "Müslüman (Allah'a teslim olmuş)" olmanın diğer bir ismidir. Allah'ın seçip hakimiyet vadettiği topluluk, Nur Suresi 55. ayette bildirildiği gibi, şu vasıflara sahip olacaktır:
1. Allah'a iman etmek,
2. Salih amellerde bulunmak,
3. Yalnızca Allah'a ibadet etmek,
4. Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak.
Allah'ın vadettiği hakimiyet böyle bir topluluğa yöneliktir. Yoksa Ben-i İsrail soyundan olup, dindar olmayan bir kavmin dünyaya hakim olması beklenemez.
Diğer taraftan koşul olarak saf ırk aranması da, makul bir iddia değildir. Çünkü tarih boyunca birbirine çok yakın mekanlarda yaşayan soyların, keskin bir şekilde, birbirlerine karışmadan devam etmeleri mümkün olamaz. Dolayısıyla Hz. İbrahim'in oğulları olan Hz. İshak ve Hz. İsmail'in soylarının karışmaması da mümkün değildir. Kastedilenin soy değil, inanç birliği olduğu açıktır
Nitekim Tevrat'ın Yaratılış bölümünde, Hz. İshak'ın oğlunun Hz. İsmail'in kızı ile evlendiği bildirilmektedir. (Yaratılış, 28:7-10) Tevrat'ta bildirilen bu durum, soyların daha en başından karışabildiğine açık bir örnek teşkil etmektedir. Kaldı ki, yakın bölgelerde yaşayan Hz. İshak ve Hz. İsmail'in soyları, Hz. İbrahim'in oğulları olarak her yönden akrabalık bağları içindedir. Bu durumda, Hz. İshak'ın soyunun hiçbir karışmaya uğramadan bugüne kadar geldiği, Yahudilerin de bu "saf" ırktan oldukları iddia edilemez. Dolayısıyla, din ahlakını hakim kılacağı haber verilen topluluk herhangi bir soy veya ırk değil, Hz. İbrahim'in hak dinini, günümüzdeki ismiyle "İslam" ahlakını hakim edecek olan topluluktur.
Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir. (Al-i İmran Suresi, 33-34)
İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir. Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir. Ve ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir. İsmail'i, Elyasa'yı, Yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık. Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 82-87)
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt'imden (soyumdan) bir zatı (Hz. Mehdi'yi) gönderecek. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
Benim Ehl-i Beyt'imden bir şahıs (Hz. Mehdi) bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez. (En-Necmu's Sakıb, Ukayli)
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Hz. Mehdi ve Cemaati Kaderde Bellidir
İnsan hem kendi kaderinin hem de dünyanın kaderinin sadece izleyicisidir. Kimsenin bu kadere yön vermesi mümkün değildir. Aynı şekilde bu kaderle ilgili yorumda bulunması, bundan razı olması veya buna itiraz etmesi, Allah'ın vaadini ve kaderde takdir ettiklerinin gerçekleşmesini kesinlikle değiştiremez. Allah kimi seçip, kimin vesilesiyle dünyaya din ahlakını hakim kılarsa, Mehdi (as) da o kimse olacaktır.
Yoksa hiç kimse çıkıp Mehdi olduğunu iddia edemez. Kaldı ki Mehdilik bir iddia değildir. Gayret etmekle ya da çalışmakla, elde edilebilecek bir makam da değildir. Mehdi olabilmek için, bunun o kişinin kaderinde olması; Mehdi olarak yaratılması gereklidir.
Hadislerde ve İslam alimlerinin açıklamalarında belirtildiği gibi, Hz. Mehdi soyundan çok, icraatlarıyla tanınacaktır. Hz. Mehdi ve cemaatinin ana faaliyeti dinsizlikle fikri mücadele ve hak din ahlakını tüm dünyaya yaymak olacaktır. Dinsiz ve imansız ideolojileri fikren mağlup eden, Allah'ın varlığının delillerini açıkça ortaya koyan, insanların imanlarına vesile olup din ahlakını yeryüzüne yayan kişi Hz. Mehdi'dir. Bu faaliyetler ve gelişmeler olmadan, bir kişinin veya topluluğun herhangi bir iddiada bulunmasının manası yoktur.
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
alamet,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih
Tevrat'ta ve Diğer Musevi Kaynaklarda Mehdi (as) İşaretler
Hz. Mehdi'nin geleceğine inanmak, Museviliğin temel inanç esaslarından biridir. Musevilerin 12. yüzyıldan bu yana en büyük Tevrat alimi olarak kabul ettikleri haham Maimonides (İbn-i Meymun), Yahudiliğin 13 temel inanç esasından onikincisini, "Mesih'in (Mehdi'nin) geleceğine inanmak" olarak açıklamıştır. Bu esaslara göre, Musevilerin "Mehdi" ile ilgili inançları şu sözlerle belirlenmiştir: "Mesih'in (Mehdi'nin) geleceğine gönülden inanıyorum, gelişi gecikse bile, her gün onun gelişini bekliyorum."
Hz. Mehdi'nin gelişini inkar edenlerin durumu ise, Musevilerin kutsal kaynaklarından Mişna'da şöyle açıklanmaktadır:
Mesih'in (Mehdi'nin) geleceğine inanmayan veya onun gelişini beklemeyen bir kişi, sadece bütün peygamberlere karşı gelmekle kalmaz, Tevrat'ı ve hocamız Musa'yı da inkar etmiş olur. (Maimonides, Mişna Tora, Kralların Yasaları, 11:1)
Ayrıca Musevilerin her gün üç kere ettikleri Shmoneh Esrei adlı duada, Hz. Mehdi'nin gelişinin yakın olmasına yönelik Allah'a dua edilir. Bu dua, din ahlakının gereği olan adaletin yeniden inşa edilmesi, ahlaksızlığın, günahın ve kötülüğün son bulması, doğruluğun hakim olması için Hz. Mehdi beklentisiyle yapılır. Bu bölümde de muharref Tevrat'ın, Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ile uyum içinde olan bölümlerinden, Mehdi (as)'a işaret eden kısımlara yer verilecektir.
1. Ahir zamanda alametlerin belirmesi:
... bütün milletleri ve dilleri biraraya toplayacağım vakit geliyor ve gelip benim izzetimi görecekler. Ve aralarına bir alamet koyacağım. (Yeşaya, 66:18-19)
2. Ateizmin yaygınlaşması:
(Mehdi'nin) geleceği nesilde... tüm devletler Minim dinini [ateizmi] kabul edecek ve verilen öğütlerden yüz çevrilecek... (Talmud, Sanhedrin 11:97a)
Peygamber de kahin de Allah'sız; tapınağımda bile kötülüklerini gördüm diyor Rab. (Yeremya, 23:11)
... (Mehdi) tüm dünya kafirliğe dönene dek gelmeyecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
3. Din ahlakından uzaklaşılması:
(Mehdi'nin) geleceği nesilde... Haktan uzaklaşılacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
4. Dindarların hor görülmesi:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... günahtan korkan insanlar hor görülecek ve gerçek bulunamayacak... (Talmud, Sota 49:2)
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... Günah işlemekten korkan insanlardan nefret edilecek...(Talmud, Sota 49:2)
... kötülükten ayrı giden kişi, kendisini bir av yapacak... Kötülüğü terk eden kişiyi, kendi halkı alaya alacak. (Talmud, Sanhedrin 97a)
5. Kötü insanların takdir görmesi:
... (Mehdi'nin) geleceği nesilde... kötü insan takdir görecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... sizler ki, iyiden nefret edersiniz ve kötüyü seversiniz... (Mika, 3:2)
6. Dini eğitimden uzaklaşılması:
... öğrencilerin (Allah'ın sözlerini öğrenenlerin) sayısı azalmadıkça... (Mehdi) gelmeyecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
7. Ülke yöneticilerinin din ahlakından uzaklaşması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... krallar kafirlere dönecek ve hiçbir sitemi duymayacaklar... (Talmud, Sota 49:2)
Devlet yönetimleri delalete (dini inançlara ters) düşecek ve onları kınayacak kimse olmayacak. (Talmud, Sota 49:2)
8. Yöneticilerin toy olması:
Çocukları onlara yönetici atayacak, küçük çocuklar onlara egemen olacak. (Yeşaya, 3:4)
9. Kadın yöneticilerin artması:
... Çocuklar onları eziyor, kadınlar onu yönetiyor. (Yeşaya, 3:12)
10. Liderlerin çıkar peşinde koşmaları:
(Mehdi'nin) geleceği nesil... bu neslin liderleri köpekler gibi davranacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, sabaha bir şey bırakmazlar. (Sefanya, 3:3)
11. Kötülerin güç sahibi olması:
... Kötülük edenleri güçlendirdiklerinden, kimse kötülüğünden dönmüyor... (Yeremya, 23:14)
... İzledikleri yol kötü, güçlerini haksızca kullanıyorlar... (Yeremya, 23:10)
Yöneticileri kükreyen aslanlar (gibi). (Sefanya, 3:3)
12. Adaleti sağlayanların kalmaması:
... (Mehdi) tüm hakimler ve yöneticiler gidene dek gelmeyecek... (Talmud, Sanhedrin 98a)
13. Pahalılığın artması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... pahalılık artacak... (Talmud, Sota 49:2)
14. Yoksulluğun artması:
(Mehdi)... ceplerde metelik bitene dek gelmeyecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
15. Haksız kazancın artması:
. Evleriniz yoksullardan zorla aldığınız malla dolu. Ne hakla. yoksulu sömürüyorsunuz? (Yeşaya, 3:14)
16. Açlık ve kıtlık olması:
... (Mehdi'nin) geleceği yedi yıllık sürenin sonunda... açlık okları gönderilecek... büyük bir kıtlık olacak ve bunda erkekler, kadınlar, çocuklar, dindar adamlar ve azizler ölecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
17. Toprakların bereketinin azalması:
... bağbozumu olmayacak, devşirecek meyve bulunmayacak. Güzel tarlalar, verimli asmalar, halkımın diken ve çalı bitmiş toprakları için, neşeli kentteki mutluluk dolu evler için göğsünüzü dövün... (Yeşaya, 32:9-13)
Tohumlar keseklerin altında çürüdü, tahıl yok oldu, ambarlar boş kaldı, depolar yıkıldı. ateş otlakları yok etti, bütün ağaçları kavurdu. (Yoel, 1:17-19)
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu. Arpa, buğday için dövünün. çünkü tarlaların ürünü yok oldu. (Yoel, 1:10-11)
18. Temiz su kaynaklarının azalması:
... (Mehdi) hasta için bir balık aranıp da bulunamayıncaya dek gelmeyecek, çünkü yazılmıştır ki, o zaman suları derinlerde kılacağım ve nehirlerinin yağ gibi akmasına sebep olacağım... (Talmud, Sanhedrin 98a)
. akarsular kurudu. (Yoel, 1:20)
19. Kuraklık olması:
Dünya kuruyup büzülüyor, yeryüzü solup büzülüyor... (Yeşaya, 24:4)
... Otlaklar kurumuş... (Yeremya, 23:10)
... asmalar soldu... (Yeşaya, 24:7)
Asmalar kurudu, incir ağaçları soldu; nar, hurma, elma, bütün meyve ağaçları kurudu. (Yoel, 1:12)
20. Hayvanların telef olması:
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz... Koyun sürüleri perişan oldu. Yabanıl hayvanlar bile sana sesleniyor. (Yoel, 1:18-20)
... bütün hayvanlar da at, katır, deve, eşek benzer bir belaya çarptırılacak. (Zekeriya, 14:15)
21. Sıkıntı ve zorluk dönemi olması:
... en yiğit asker bile acı acı feryat edecek... Acı ve sıkıntı, yıkım ve felaket, zifiri karanlık bir gün olacak, bulutlu, koyu karanlık bir gün. (Sefanya, 1:14-15)
... izledikleri yol onlar için kaygan olacak; karanlığa sürülecek, orada tökezleyip düşecekler... (Yeremya, 23:12)
... (Mehdi'nin) geldiği nesilde... (alimlerden) geri kalan diğerlerinin gözleri keder ve belalarla düşecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
(Mehdi) gelsin... Bir kimse tarlaya çıkıp bir muhafızla karşılaştığında, sanki bir aslanla karşılaşmış gibidir. Şehre girip vergi toplayan birine yanaştığında, sanki bir ayıyla karşılaşmış gibidir. Evine girip kızlarını ve oğullarını açlık ızdırabı içinde bulduğunda, sanki bir yılan tarafından sokulmuş gibidir... doğum sancısı çeken bir kimse gördün mü? Bu yüzden her insanın, sanki doğum sancısı çeken bir kadın gibi, elleri belinde ve tüm yüzler sararmış... (Talmud, Sanhedrin 98b)
22. Belaların ardı ardına gelmesi:
... (Mehdi'nin) geldiği nesilde... her bir yeni kötülük diğeri bitmeden hızla gelecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
"...(Mehdi) ne zaman gelecek?" Cevap verdi: "Kötülük o insanların üzerini sarıp örttüğünde." (Talmud, Sanhedrin 99a)
.... Nehir gibi birçok belayla sarılmış bir nesil gördüğünde, onu (Mehdi'yi) bekle ve hazırlan; çünkü şöyle yazılmıştır, düşman sel gibi geldiğinde... Kurtarıcı gelecek. (Talmud, Sanhedrin 98a)
(Mehdi'nin) geleceği nesilde... imtihan arkasından imtihan gelecek... (Talmud, Kethuboth 112b)
... lanet dünyayı yiyip bitirdi... (Yeşaya, 24:6)
Dehşet haberinden kaçan çukura düşecek; çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak... (Yeşaya, 24:18)
23. Fitnenin artması:
... (Mehdi'nin) geldiği nesilde... Bozgunculuk çıkartan ve kötülük isteyen kararlar tekrar tekrar yürürlüğe konacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... sana yol gösterenler seni saptırıyor, yolunu şaşırtıyorlar. (Yeşaya, 3:12)
. Ama her türlü kötülüğü yapmaya istekli görünüyorlar. (Sefanya, 3:7)
24. Ümitsizliğin hakim olması:
(Mehdi) tekrar kurtulacaklarına dair ümitlerini kaybetmedikçe gelmeyecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
25. Fuhuşun yaygınlaşması:
.. (Mehdi'nin) geleceği nesil, toplanma meclisi evler, fuhuş evleri haline gelecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... Fahişelere ücret olarak erkek çocukları verdiler... (Yoel, 3:3)
... ülke zina edenlerle dolu... (Yeremya, 23:10)
26. İnsanlarda utanma hissinin azalması:
(Mehdi'nin) geleceği nesil... babası kendisini ayıpladığında oğlu utanmayacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... arsızlık artacak ve haysiyet azalacak. (Talmud, Sota 49:2)
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... oğul Rabbi önünde utanmayacak... (Talmud, Sota 49:2)
... Genç yaşlıya, sıradan adam onurlu kişiye hayasızca davranacak. (Yeşaya, 3:5)
27. Ahlaksızlığın artması:
... (Mehdi) yalnız ... tümüyle kötü yolda bir nesil geldiğinde çıkacak... (Talmud, Sanhedrin 98a)
... Bozulmakta olan bir nesil gördüğünüzde, onun (Mehdi'nin) gelişini ümit edin... (Talmud, Sanhedrin 98a)
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... gençler yaşlıları utandıracak ve yaşlılar gençlerin itibarını savunacak... (Talmud, Sota 49:2)
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... ilim merkezleri ahlaksızlık için kullanılacak... (Talmud, Sota 49:2)
... hepsi Sodom gibi... Gomora gibi oldu... (Yeremya, 23:14)
28. Yalan ve sahtekarlıkların artması:
... yalan peşindeler... (Yeremya, 23:14)
(Mehdi'nin) geleceği nesilde,.. soyguncular ve soyguncuların soyguncuları olacak... (Talmud, Kethuboth 112b)
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. (Yeşaya, 3:5)
29. Yüzlerin zilletli olması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... bu neslin yüzü köpek yüzüne benzeyecek... (Talmud, Sota 49:2)
30. Merhamet, şefkat duygularının körelmesi:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... kimse onlara acımayacak... (Talmud, Sota 49:2)
31. Saygısızlığın artması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede, çok fazla saygısız davranış olacak... (Talmud, Sota 49:2)
... (Mehdi'nin) geleceği nesilde cüretkarlık artacak... saygıdan uzaklaşılacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
32. İsyankarlığın artması:
... (Mehdi'nin) geleceği nesilde... kızı annesine isyan edecek, gelini kayınvalidesine isyan edecek... ... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... oğul babasına karşı küstah olacak, gelin kaynanasına karşı gelecek... (Talmud, Sota 49:2)
33. Ailevi bağların zayıflaması:
(Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... bir adamın ailesi kendi düşmanı olacak... (Talmud, Sota 49:2)
34. Münafıkların artması:
(Mehdi iman edenlere ihanet edenler artana kadar gelmeyecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... Hainler hainliklerini sürdürüyor. Evet, hainler sürekli hainlik ediyorlar. (Yeşaya, 24:16)
35. İlim adamlarının sayısının azalması:
... (Mehdi'nin) geldiği nesilde, alimler sayıca az olacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
36. İlim adamlarının yozlaşması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... alimlerin aklı bozulacak... (Talmud, Sota 49:2)
... (Mehdi'nin) geleceği nesilde, alimler yargılanacak... (Talmud, Kethuboth 112b)
... Kahinleri (dini liderleri) kutsal olanı kirletip, Yasa'yı (Allah'ın hükümlerini) çarpıtırlar. (Sefanya, 3:4)
37. Savaşların artması:
... (Mehdi'nin) geleceği yedi yıllık sürenin sonunda... yedinci yılda, savaşlar; yedi yıllık sürenin bitiminde (Mehdi) gelecek... (Talmud, Sanhedrin 97a)
... savaşmaları için bütün ulusları biraraya getireceğim... evler yağmalanacak, kadınların ırzına geçilecek. Kentte yaşayanların yarısı sürgüne gönderilecek... (Zekeriya, 14:2)
... göklerde ve yerde alametler göstereceğim; kan ve ateş, ve duman direkleri. (Yoel, 2:30)
38. Ortadoğu'da kan dökülmesi:
... (Mehdi) ne zaman gelecek?... Bize bir işaret söyle... Paneas* mağarasının suları, kana dönünce... (Talmud, Sanhedrin 98a)
* Paneas: Ürdün Nehri civarında, Kudüs'e 200 km uzaklıkta eski bir şehir ismi.
* Paneas: Ürdün Nehri civarında, Kudüs'e 200 km uzaklıkta eski bir şehir ismi.
39. Ortadoğu'da yıkımın olması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... Celile* yıkıma uğrayacak ve Gablan** bölgesi terk edilecek... (Talmud, Sanhedrin 97a; Sota 49:2)
* Celile: Ürdün Nehrinin batısında kalan bölge. Günümüz İsrail ve Eski Filistin topraklarını oluşturan bölge.
** Gablan: Bugünkü Golan Tepelerinin bır kısmını kapsayan, Kuzeybatı Ürdün ve Güneybatı Suriye üzerindeki bölge.
* Celile: Ürdün Nehrinin batısında kalan bölge. Günümüz İsrail ve Eski Filistin topraklarını oluşturan bölge.
** Gablan: Bugünkü Golan Tepelerinin bır kısmını kapsayan, Kuzeybatı Ürdün ve Güneybatı Suriye üzerindeki bölge.
40. Masum insanların öldürülmesi:
... Suçsuz insanların kanını döktüler. (Yoel, 3:19)
41. Mültecilerin artması:
... (Mehdi'nin) çağı gelmeden önceki sürede... sınırdaki insanlar kimse onlara acımadan şehir şehir dolaşacaklar... (Talmud, Sota 49:2)
42. İsyanların, ayaklanmaların artması:
... İsyanlarının ağırlığı altında çökecek ve bir daha kalkamayacak. (Yeşaya, 24:20)
43. Yağmalamanın olması:
Dünya tümüyle yağmalanıp viraneye çevrilecek... (Yeşaya, 24:3)
... evler yağmalanacak... (Zekeriya, 14:2)
44. Gençlerin çabuk yaşlanması:
(Mehdi'nin) geleceği nesilde, genç erkekler yaşlılar gibi soluk yüzlü olacak, erkekler genç olmadan önce yaşlanacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
45. Hakka direnenlerin bedenlerinde alamet olması:
...savaşan bütün halkları Rab şu belayla cezalandıracak: Daha sağken bedenleri, gözleri, dilleri çürüyecek. (Zekeriya, 14:12)
... Çünkü söyledikleri de yaptıkları da Rab'be karşı. Yüzlerindeki ifade onlara karşı tanıklık ediyor. Sodom gibi günahlarını açıkça söylüyor, gizlemiyorlar. (Yeşaya, 3:8-9)
46. İnsanların mutsuz olması:
... bir zamanlar sevinçli olanların hepsi inliyor. (Yeşaya, 24:7)
. İnsanoğlunun sevinci yok oldu.(Yoel, 1:12)
... Sevinçten eser kalmadı, dünyanın coşkusu yok oldu. (Yeşaya, 24:11)
... Eğlenenlerin gürültüsü durdu... (Yeşaya, 24:8)
47. Din adamlarının ümitsizlik içinde olmaları:
... Rab'be hizmet eden kahinler yas tutuyorlar. (Yoel, 1:9)
Ey kahinler, çul kuşanıp yas tutun. Ey sunakta hizmet edenler, ağıt yakın. (Yoel, 1:13)
48. Şarabın değerli görülmesi:
(Mehdi'nin) geleceği nesilde... şarap değerli olacak... (Talmud, Sanhedrin 97a)
49. Güneş ve Ay tutulmalarının olması:
... Güneş ile Ay kararıyor ve yıldızlar ışıklarını gizliyorlar... (Yoel, 3:14-16)
Gökteki yıldızlarla takım yıldızlar ışımayacak. Doğan Güneş kararacak, Ay ışığını vermez olacak. (Yeşaya, 13:10)
Ay'ın yüzü kızaracak, Güneş utanacak... (Yeşaya, 24:23)
50. Depremler olması:
Dünyanın temelleri sarsılacak. Yeryüzü büsbütün çatlayıp yarılacak, sarsıldıkça sarsılacak. Dünya... yalpalayacak, bir kulübe gibi sallanacak... (Yeşaya, 24:18-20)
... Gök ve yer sarsılacak... (Yoel, 3:16)
Bundan ötürü gökleri titreteceğim ve ... dünya yerinden oynayacak (Yeşaya, 13:13)
O zaman dünya sarsılıp titredi; Dağların temelleri de oynadılar ve sarsıldılar... Suların derinlikleri göründü, ve dünyanın temelleri açıldı. (Mezmurlar, 18:7, 15)
51. Doğal afetlerin artması:
... Orduların Rab'bi tarafından, gök gürlemesiyle ve zelzele ile ve büyük gürültü ile, kasırga ile ve sağanakla ve yiyip bitiren ateş aleviyle yoklama olacak. (Yeşaya, 29:6)
... göklerde ve yerde alametler göstereceğim... (Yoel, 2:30)
... Göklerin kapakları açılacak. (Yeşaya, 24:18)
52. Bir yerde sel olurken, diğer bir yerde kuraklık olması:
... (Mehdi'nin) geleceği yedi yıllık sürenin sonunda, ilk yılda bu ayet gerçekleşecek: Bir şehrin üzerine yağmur yağdırırken, diğerinin üzerine yağmur yağdırmayacağım... (Talmud, Sanhedrin 97a)
53. Ürünlere çekirge musallat olması:
Genç çekirgeden artakalan ürünü olgunlaşmış çekirge yedi; ondan artakalanı yumurtadan yeni çıkan çekirge yedi; ondan artakalanı da yavru çekirgeler yedi. Güçlü ve sayılamayacak kadar büyük bir çekirge ordusu saldırdı. (Yoel, 1:4-6)
54. Çevre kirliliğinin artması:
Dünyada yaşayanlar onu kirletti... (Yeşaya, 24:5)
55. Hz. İlyas'ın Hz. Mehdi'nin öncüsü olarak gelişi:
... (Mehdi'nin) doğum sancıları, "o gün" burada yazılıdır; bu yazılırken, Allah'ın büyük ve dehşetli günü gelmeden önce İlyas peygamberi göndereceğim... (Talmud, Shabbath, 118a)
Rab'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim. (Malaki, 4:5)
56. İnsanların ruhen yıpranmış olmaları:
... (Mehdi) sadece, (dünyevi) bedenlerdeki bütün ruhlar yorgun düşünce gelecek... (Talmud, Abodah Zarah, 5a)
57. Irak topraklarında savaş olması:
57.1. Uzak ülkelerden Irak topraklarında savaşmaya gelinmesi:
... Yeşaya'nın Babil'le* ilgili bildirisi:... araçlarıyla uzak bir ülkeden, dünyanın öbür ucundan bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor. (Yeşaya, 13:1, 5)
* Babil: Günümüz Irak topraklarında bulunan eski bir şehir ismidir.
* Babil: Günümüz Irak topraklarında bulunan eski bir şehir ismidir.
57.2. Çocuk ve gençlerin ölmesi:
Oklarıyla gençleri parçalayacak, bebeklere acımayacak, çocukları esirgemeyecekler. (Yeşaya, 13:18)
57.3. Evlerin yağmalanması:
... evleri yağmalanacak... (Yeşaya, 13:16)
57.4. Çok fazla kan dökülmesi:
Yakalananın bedeni delik deşik edilecek, ele geçen kılıçtan geçirilecek. Yavruları gözleri önünde parçalanacak.. (Yeşaya, 13:15-16)
57.5. Halkın korku ve acı içinde olması:
Herkesi dehşet saracak, hepsi acı ve ıstırap içinde boğulacak... (Yeşaya, 13:8)
57.6. Halkın komşu ülkelere kaçması:
Herkes kovalanan ceylan gibi, çobansız koyunlar gibi halkına dönecek, ülkesine kaçacak. (Yeşaya, 13:14)
57.7. Savaş sonrası kentlerin ıssızlaşması:
... orada (Babil'de) çölün yabani hayvanları yatacak ve onların evleri baykuşlarla dolu olacak ve orada deve kuşları yer tutacaklar ve yabani keçiler orada oynaşacaklar. Ve saraylarında kurtlar ve güzel hisarlarında çakallar uluyacak... (Yeşaya, 13:21-22)
57.8. Irak kentlerinin yerle bir olması:
... Krallıkların en güzeli olan Babil'i de yerle bir edeceğim. (Yeşaya, 13:19)
58. Yecüc ve Mecüc kavminin ortaya çıkışı:
... (Mehdi'nin) doğum sancıları, "o gün" burada yazılıdır... Yecüc ve Mecüc savaşları: "o gün" burada yazılıdır; bu yazılırken, o günde Mecüc gelecek. (Talmud, Shabbath, 118a)
(Dünya'daki zamanın)... bir kısmı Yecüc ve Mecüc ile savaşarak (geçecek) ve geri kalan (dönem)... (Mehdi) devri olacak... (Talmud, Sanhedrin 97b)
58.1. Kalabalık bir topluluk olmaları:
... toplanmış büyük kalabalıkla birlikte... (Hezekiel, 38: 7)
... ülkeyi kaplayan bir bulut gibi... (Hezekiel, 38: 16)
... hepsi kılıç kullanan büyük kalabalığı... (Hezekiel, 38: 2, 4)
58.2. Çok uluslu bir topluluk olmaları:
... birçok ulustan oluşan tümü ata binmiş büyük bir kalabalık... (Hezekiel, 38: 15)
... bütün askerlerin ve seninle olan birçok ulus çıkıp kasırga gibi geleceksiniz... (Hezekiel, 38: 9)
58.3. Silahlı büyük bir orduya sahip olmaları:
... bütün ordunu, atları, tam donanmış atlıları, küçük büyük kalkanlı, hepsi kılıç kullanan büyük kalabalığı... (Hezekiel, 38: 4)
... tümü ata binmiş büyük bir kalabalık, güçlü bir ordu... (Hezekiel, 38: 15)
58.4. Kuzey Asya'dan (Ortadoğu'nun uzak kuzeyinden) çıkmaları:
... uzak kuzeyden geleceksiniz. (Hezekiel, 38: 15)
... Seni uzak kuzeyden çıkarıp... (Hezekiel, 39: 2)
58.5. Bozgunculuk çıkarmaları:
... kötü düzenler tasarlayacaksın. (Hezekiel, 38: 10)
Diyeceksin ki:... esenlik ve güvenlik içinde yaşayan insanların üzerine yürüyeceğim. (Hezekiel, 38: 11)
... Herkes birbirine kılıç çekecek. (Hezekiel, 38: 21)
58.6. Saldırgan, yağmacı bir topluluk olması:
Diyeceksin ki:... Viran olmuş kentlerde yaşayan halkı soyup malını yağma edeceğim... (Hezekiel, 38: 12)
... (Halk) "Yağmalamak için mi geldin? Çapul malı toplamak, altın, gümüş taşımak, hayvan, mal götürmek, bol ganimet elde etmek için mi bu kalabalığı topladın?" diyecek. (Hezekiel, 38: 13)
58.7. Dağlarda savaşmaları:
Bütün dağlarımda Gog'a karşı kılıca çağıracağım... (Hezekiel, 38: 21)
... seni İsrail dağları üzerine getireceğim. (Hezekiel, 39: 2)
... İsrail dağlarında toplanmış, savaştan rahata kavuşmuş bir ülkeye saldıracaksın... (Hezekiel, 38: 8)
58.8. Salgın hastalık ve felaketlerle helak edilmeleri:
... salgın hastalıkla, kanla cezalandıracağım. (Hezekiel, 38: 22)
... ondan yana olan birçok ulusun üzerine sağanak yağmur, dolu, ateşli kükürt yağdıracağım. (Hezekiel, 38: 22)
Ülkeyi arındırmak için adamlar görevlendirilecek... (Hezekiel, 39: 14)
58.9. Toplu ölmeleri:
... (Halk) ülkeyi arındırmak için onları gömecek. Bu yedi ay sürecek. (Hezekiel, 39: 12)
Onları bütün ülke halkı gömecek... (Hezekiel, 39: 13)
58.10. Çıktıkları dönemde büyük bir deprem olması:
... büyük bir yer sarsıntısı olacak. (Hezekiel, 38: 19)
Etiketler:
Adnan Oktar,
ahir zaman,
Allah,
ayet,
hadis,
Harun Yahya,
İbrahim,
kıyamet,
Kuran,
Mehdi,
Mesih,
Musa,
musevi,
Tevrat,
yahudi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)